Palbosiklib–letrozol ve ribosiklib–letrozol kombinasyonlarının metastatik HR+ / HER2- meme kanserinde birinci basamak tedavide etkinlik ve güvenlilik açısından karşılaştırılması

Makaleler > Tam Makale · 2025

Yazarlar: Salih Tünbekici, Pınar GÜRSOY, Erdem GÖKER

Ege Tıp Dergisi, Uluslararası, 2025, cilt 64, ss 510-518

DOI: 10.19161/etd.1681813

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, hormon reseptörü (HR) pozitif ve insan epidermal büyüme faktörü reseptörü 2 (HER2) negatif metastatik meme kanserli hastalarda, birinci basamak tedavi olarak kullanılan palbosiklib–letrozol ve ribosiklib–letrozol kombinasyonlarını etkinlik ve güvenlilik açısından karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma retrospektif olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya, 1 Ocak 2018 ile 31 Aralık 2024 tarihleri arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde HR pozitif / HER2 negatif metastatik meme kanseri tanısıyla palbosiklib veya ribosiklib ile birlikte letrozol tedavisi almış 98 hasta dahil edilmiştir. Medyan takip süresi 37,5 ay olup; progresyonsuz sağkalım, genel sağkalım, objektif yanıt oranı ve tedaviye bağlı toksisiteler değerlendirilmiştir. Bulgular: Tüm kohortta medyan progresyonsuz sağkalım 25,0 ay olarak hesaplanmıştır. Palbosiklib grubunda medyan progresyonsuz sağkalım 25,0 ay, ribosiklib grubunda ise 27,0 ay olarak bulunmuştur; iki grup arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildir (p = 0,064). Beş yıllık tahmini genel sağkalım oranları palbosiklib ve ribosiklib gruplarında sırasıyla %50 ve %52 olarak hesaplanmıştır; gruplar arasında anlamlı fark izlenmemiştir (p = 0,764). Tüm kohortta objektif yanıt oranı %70,4 olarak bulunmuştur ve tedavi kolları arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Her iki gurupta da en sık bildirilen toksisite nötropeni olup, palbosiklib grubunda daha yüksek oranda gözlenmiştir. Ribosiklib grubunda ise non-hematolojik yan etkiler, özellikle hepatotoksisite ve döküntü, daha sık izlenmiştir. Sonuç: Palbosiklib ve ribosiklib kombinasyonları, HR pozitif / HER2 negatif metastatik meme kanserinde birinci basamak tedavide benzer etkinlik ve güvenlilik profili sergilemektedir. Gerçek yaşam verilerimize göre her iki tedavi de genel olarak iyi tolere edilmekte olup, klinik kararlarda etkinlik ve yan etki profili dikkate alınarak bireyselleştirilmiş bir tedavi yaklaşımının benimsenmesi önerilmektedir.

Detay görüntüle