Ratlarda oluşturulan pneumoperitoneum modelinde iskemi reperfüzyon hasarının over dokusu üzerine etkileri
Makaleler > Tam Makale · 2021
Yazarlar: İzzet MUSAYEVA, Sabahattin Anıl ARI, Ali AKDEMİR, Fatih OLTULU, Çağdaş ŞAHİN, Dilek TAŞKIRAN, Teksin ÇIRPAN, Aylin BUHUR
Ege Tıp Dergisi, Uluslararası, 2021, cilt 60, ss 6-12
DOI: 10.19161/etd.886172
Özet
Amaç: Çalışmanın amacı pneumoperitoneumun over dokusu üzerinde oluşturduğu olası iskemi reperfüzyon hasarının gösterilmesi ve D vitamininin bu hasar üzerindeki etkilerinin araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda her biri 7 denekten oluşan 3 grup şeklinde Sprague Dawley cinsi dişi sıçanlar kullanılmıştır. Pneumoperitoneum sağlandıktan 60 dakika sonra desuflasyon gerçekleşt r lm ş ve 30 dakika boyunca intraabdominal basınç normalize edilmiştir eperfüzyon periyodunu takiben overler çıkarılmış ve iskemi reperfüzyon hasarı değerlend r lm şt r Histolojik olarak, overlerde foll küler dejenerasyon, vasküler konjesyon, nflamasyon, hemoraji, ödem ve DNA tamir mekanizmalarını değerlendirmek için PCNA (Proliferating cell nuclear antigen) düzeyine, biyokimyasal olarak da plazma AMH (Anti müllerian hormon) ve overde MDA (Malondialdehid), TAC (Total antioksidan kapasite) ve SOD (Süperoksid dismutaz) düzeyine bakılmıştır Bulgular: Histolojik olarak gruplar arasında farklılıklar saptanmış ve ayrıca PCNA değerleri iskemi grubunda sham ve D vitamini grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0.005). Plazma AMH sonuçları açısından Grup 2’de ölçülen AMH düzeylerinin Grup 1’e göre anlamlı derecede düşük olduğu (p=0 035), MDA düzeylerinin de Grup 2’ de Grup 1’e oranla anlamlı derecede yüksek olduğu saptanmıştır (p=0 006). Sonuç: Pneumoperitoneum over üzerinde ciddi derecede iskemi reperfüzyon hasarı oluşturmaktadır Bu hasar D vitamini kullanımı ile azaltılabilir D vitamini olumlu etkisi sayesinde ileri düzey çalışmalarla desteklenmek koşuluyla, sadece laporoskopik pneumoperitoneum modelinde değil, overin direkt ya da indirekt olarak oksidatif strese maruz kaldığı radyoterapi veya kemoterapi gibi uygulamalar öncesinde de proflaktik olarak kullanılabilir.