AGRESİF SEYİRLİ BİR OMURGA ANEVRİZMAL KEMİK KİSTİNİN DENOSUMAB İLE BAŞARILI TEDAVİSİ
Bildiriler > Özet Bildiri · 2022
Yazarlar: Eda ATASEVEN, Elif BOLAT, Cenk ERASLAN, Yeşim ERTAN, Mehmet KANTAR
24. Ulusal Kanser Kongresi, Türkiye, Ulusal, Poster, Özet Bildiri, 2022-2022, ss 1-1
Özet
<p><strong>Giriş:</strong> Anevrizmal kemik kisti (AKK), ağırlıklı olarak uzun kemiklerde ve omurgada ortaya çıkan benign, lokal agresif bir tümördür. Dev hücreli tümörlerde (DHT) denosumab kullanımının başarılı sonuçlarının görülmesi ve AKK ile DHT arasındaki histolojik benzerliklerin ardından, AKK tedavisinde denosumab denenmeye başlanmıştır. Bu olgu sunumunda, spinal AKK saptanan ve çoklu cerrahi öyküsü olan bir hastadaki denosumab tedavi deneyimimiz sunulmuştur.</p><p><strong>Olgu: </strong>14 yaşında erkek hasta bilateral alt ekstremitede güçsüzlük ve sağ elde uyuşma gelişmesi üzerine merkezimize başvurdu. Yapılan Spinal MR’da T₁ vertebra seviyesinde, sağ paravertebral alana ve süperiorda C₇ vertebra sağ yarısına uzanan, postkontrast serilerde solid komponentleri kontrastlanan, T₁ seviyesinde basıya neden olan 8 cm kitle saptandı. Hasta beyin cerrahisi tarafından opere edilerek anterior fiksasyon+korpektomi+ kitle eksizyonu yapıldı. Patoloji sonucu ‘’ Anevrizmal kemik kisti’’ olarak sonuçlandı. Hastanın 15 gün sonra yürüyememe sol bacakta güçsüzlük yakınması olması üzerine yapılan görüntülemelerinde C₇-T₁-T₂ seviyelerinde rezidü kitlenin kordu eskisine kıyasla daha çok bası altında bıraktığı görüldü ve hastaya posterior dekompresyon ve fiksasyon işlemi uygulandı. Sonrasında hastaya fizik tedavi ve rehabilitasyon başlandı. Operasyonun 2. ayında rehabilitasyon sırasında spastisite artışı bilateral alt ekstremitede güçsüzlük nedeniyle spinal MRG çekildi, primer bölgede spinal kordu bası altında bırakan nüks kitle görüldü, tekrar opere edildi. Hastanın beyin cerrahisi izleminde 1 ay içinde 2 kez daha nüks nedeni ile opere edildiği öğrenildi. Hastanın tümörünün erken dönemde sık tekrarlaması ve tekrarlayan cerrahi ihtiyaçları nedeni ile denosumab tedavisi başlandı. Denosumab ilk bir ay 1, 8, 15 ve 29. günlerde 120 mg/gün subkutan uygulandı. Daha sonra her 4 haftada bir, 120 mg/gün devam edildi. Tedavinin 3. ayında yapılan spinal MR görüntülemesinde rezidü lezyonun belirgin regrese olduğu görüldü. Hastanın tedavisi 1 yıla tamamlandı. Bir yıllık tedavi sürecinde hastada kitleye klinik bulgu ve cerrahi girişimi olmadı. Hasta 3 aydır, tedavisiz remisyonda izlenmektedir.</p><p>So<strong>nuç: </strong></p><p>Denosumab, osteoklastları inhibe eden monoklonal bir antikordur. Kemiğin dev hücreli tümöründe etkili olduğu gösterilmiştir. Bu nedenle kritik lokasyonda, cerrahiye uygun olmayan AKK’da kullanılabileceği düşünülmüştür. Şu an için denosumab AKK tedavisinde rutin önerilmemektedir. Ancak son yıllarda literatürde denosumabla etkili bir şekilde tedavi edilmiş olgu sunumlarına rastlamak mümkündür. Denosumab ile hastamızın AKK'sinde anlamlı bir klinik ve radyolojik iyileşme sağlanmıştır. Özellikle cerrahi morbiditesi yüksek olan spinal ve pelvik tümörlerde denosumabın iyi bir tedavi seçeneği olabileceğini düşünmekteyiz.</p><p> </p>