TOPLUMUMUZDA EĞİTİMİN DİKEY SOSYAL HAREKETLİLİĞE ETKİSİ* (İzmir’de Profesyonel Meslek Sahibi Bireyler Üzerine Bir Araştırma)

Makaleler > Tam Makale · 2007

Yazarlar: Turhan ŞENGÖNÜL

SOSYOLOJİ DEGİSİ, Hakemli Üniversite Dergisi, Ulusal, 2007, ss 171-208

Özet

<p>Bu &ccedil;alışma ile amacımız, eğitimin dikey toplumsal hareketliliğe etkisini araştırmaktır. Bilindiği gibi, asal kurumlardan biri olarak &ldquo;eğitim&rdquo;, toplumda belirli işlevleri yerine getirmektedir. Eğitimi kısaca, bireylerin bilgi, beceri, davranış kalıpları ve toplumsal değerleri &ouml;ğrenme s&uuml;reci olarak tanımlayabiliriz. Eğitim, maddi ve maddi olmayan k&uuml;lt&uuml;r&uuml;n kuşaklar arasında aktarımını ger&ccedil;ekleştirmektedir. Liberal teoriye g&ouml;re gelişen bilim ve teknoloji, gittik&ccedil;e farklılaşan toplumsal işb&ouml;l&uuml;m&uuml;n&uuml;n yapısında hızlı değişmelere neden olmaktadır. Bu bağlamda, bireylerin yukarı doğru dikey hareketlilik olanakları g&ouml;rece artmaktadır. Nitelikli işg&uuml;c&uuml;ne talebin artması, eğitimin yaygınlaşmasını sağlamış ve eğitim olanaklarından yararlanabilme şansının t&uuml;m sınıflara a&ccedil;ılmasına neden olmuştur. Bu nedenle de g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde toplumlar, ge&ccedil;miş toplumlara g&ouml;re &ldquo;a&ccedil;ık toplum&rdquo; olarak nitelenebilmektedir. Eğitim, mesleki stat&uuml;y&uuml; ve gelir d&uuml;zeyini y&uuml;kselterek kişilerin toplumsal konumunu da pozitif anlamda etkilemektedir. T&uuml;m&uuml; ile bu gelişmeler,&nbsp;toplumsal farklılıkların azaldığı, orta sınıfın b&uuml;y&uuml;d&uuml;ğ&uuml; ve gelir eşitsizliğinin b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;ekte ortadan kalktığı iddialarını da beraberinde getirmektedir. Marx, beyaz yakalı işg&uuml;c&uuml;n&uuml;n diğerlerine g&ouml;re daha y&uuml;ksek &uuml;cret aldıklarını kabul etmekle beraber, bunun ge&ccedil;ici bir olgu olduğunu ve eğitimli işg&uuml;c&uuml;n&uuml;n artması, eğitim olanaklarının yaygınlaşması gibi nedenlerle, beyaz yakalı işg&uuml;c&uuml;n&uuml;n sahip olduğu bu avantajı yitireceğini savunmuştur. Weber&rsquo;e g&ouml;re ise &ouml;zellikle uzmanlığa ve y&ouml;netim işlevlerine duyulan gereksinme, eğitilmiş i şg&uuml;c&uuml;n&uuml;n &ouml;nemini artırmaktadır. &ldquo;Diploma&rdquo;ya sahip olan işg&uuml;c&uuml;, diğerlerine g&ouml;re daha farklı ve &uuml;st&uuml;n bir konum sağlamaktadır. Bu t&uuml;r işg&uuml;c&uuml;, elde ettiği g&ouml;rece y&uuml;ksek &uuml;cretin yanında, işyerinde sahip olduğu yetki ve g&ouml;rece &ouml;zerklik ve daha elverişli y&uuml;kselme olanakları gibi avantajlardan yararlanabilmektedir. Weber, Marx&rsquo;dan farklı olarak &ldquo;sınıf&rdquo;ı, &uuml;retimde değil, t&uuml;ketimde, daha doğrusu &ldquo;pazar&rdquo; karşısındaki konuma g&ouml;re belirlemektedir. Marx ve Weber yaklaşımları, araştırmamızın bulgularını yorumlamamıza bağlı olarak, bulgularımız tarafından doğrulanmaktadır. Ş&ouml;yle ki, araştırma kapsamına giren eğitilmiş-diplomalı &ccedil;alışanların % 92&rsquo;si &uuml;retim ara&ccedil;larına sahip değildirler. Dolayısıyla diploma, onlara sınıf değiştirme şansı vermemiştir. Ancak aynı kişiler, Weberci tanım &ccedil;er&ccedil;evesinde sınıf değiştirmişlerdir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, araştırma deneklerinin % 80&rsquo;i, anne-babanın yaşamlarına g&ouml;re &ccedil;ok daha gelişmiş koşullarda yaşama şansına kavuşmuşlardır.&nbsp;</p>

Detay görüntüle