Kısmi Dışlanmanın Eşcinsel Erkeklerin Psikolojik İhtiyaçlar ve Duygulanımları Üzerindeki Etkilerinin İç-Dış Grup Bağlamında İncelenmesi
Makaleler > Tam Makale · 2025
Yazarlar: Çağla Kasapoğlu, İbrahim Mert TEKÖZEL
Türk Psikoloji Dergisi, Uluslararası, Wos, 2025, cilt 40, ss 55-72
DOI: 10.31828/turkpsikoloji.1478844
Özet
Bu araştırma, dezavantajlı grup üyelerinin dışlanma esnasında aldıkları sosyal desteğin etkisinin, desteğin iç gruptan ya da avantajlı dış gruptan gelmesine bağlı olarak değişip değişmediğini incelemektedir. Çalışmada, kendini eşcinsel olarak tanımlayan 120 erkek katılımcıdan, yazılım tarafından kontrol edilen iki karakterle (avatar) Sanal Top Oyunu’nu oynamaları istenmiştir. Her katılımcı, 3 (katılım durumu: kısmi dışlanma, dışlanma, dahil olma) x 2 (avatarların grup kategorisi: iç grup [eşcinsel erkek], dış grup [heteroseksüel erkek]) faktöriyel desendeki altı deney koşulundan birine seçkisiz olarak atanmıştır. Oyunun ardından, temel psikolojik ihtiyaçların tatmin düzeyleri İhtiyaç Tehdidi Ölçeği, duygulanım ise Sanal Top Ölçeği ile ölçülmüştür. Veriler MANOVA ve takip eden ANOVA’larla analiz edilmiştir. Bulgular, yalnızca iç grup üyesinden alınan sosyal desteğin, bazı psikolojik ihtiyaçlar (benlik değeri, anlamlı varoluş, kontrol) ve duygulanımı (olumlu ve olumsuz duygulanım) dışlanmanın olumsuz etkilerine karşı koruduğunu; dış grup üyelerinden gelen desteğin ise bu koruyucu etkiyi sağlayamadığını ortaya koymuştur. Ayrıca, iç grup tarafından dışlanmanın, dış grup tarafından dışlanmaya kıyasla (benlik değeri ihtiyacı ve olumsuz duygulanım açısından) daha olumsuz sonuçlar yarattığı görülmüştür. Buna karşın, genel beklentinin aksine, dış grup tarafından dahil edilmenin iç grup tarafından dahil edilmeyle benzer etkiler yarattığı saptanmıştır. Sonuç olarak, dezavantajlı grup üyeleri için sosyal desteğin koruyucu etkisinin, destekçinin iç grup üyesi olmasına bağlı olduğu; kendi grubu içerisinde dışlanmanın en olumsuz durum olduğu ve dış grup tarafından kabul edilmenin en az iç grup tarafından kabul edilmek kadar önemli olduğu ortaya konmuştur.