Kafa Travmalı Hastalarda Beslenme
Makaleler > Tam Makale · 2013
Yazarlar: Burcu TOTUR DİKMEN, Meryem YAVUZ VAN GİERSBERGEN
Turkish Journal of Cerebrovascular Diseases, Diğer Kurumların Hakemli Dergileri, Uluslararası, Scopus, 2013, cilt 19, ss 1-6
Özet
Kafa travması geçiren hastalarda, enerji gereksinimi normal hayattaki kişilere oranla %40 artmaktadır. Bazı durumlarda bu oran %200’lere ulaşmaktadır. Glikoz metabolizmasında azalma, protein dönüşümünde artma, hiperdinamik kardiyovasküler durumun gelişmesi, sıvı-elektrolit dengesinde değişiklik, sitokin ve hormon salınımında artma, gastrointestinal fonksiyonlarda değişiklik gibi çeşitli metabolik bozukluklar gözlenmektedir. Hipermetabolik ve hiperkatabolik durum sonucu ortaya çıkan enerji gereksinimini karşılayabilecek, immunolojik durumu düzeltmede, yara iyileşmesinde ve daha iyi bir nörolojik sonuca ulaşmada yardımcı olacak yeterlilikte bir beslenme desteğinin sağlanması önemlidir. Beslenme desteği, kafa travmalarında tedavinin önemli bir bölümünü oluşturmakta ve kafa travmaları sonrasında görülen ikincil yaralanmaları ciddi oranda etkilemektedir. Kafa travmalı hastalarda, ağızdan beslenme mümkün olmadığında, enerji gereksinimleri enteral ya da parenteral yol ile sağlanmaktadır. 1970’li yıllarda kafa travmalı hastaların beslenmesinde parenteral yol çok önemli bir role sahip iken günümüzde enteral yol ile beslenme ön plana geçmiştir. Enteral ya da parenteral beslenmenin farklı avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Yapılan klinik ve laboratuvar çalışmalarda, enteral beslenmenin sistemik immüniteyi iyileştirdiği, majör infeksiyöz komplikasyonların insidansını azalttığı, travmaya metabolik yanıtı azalttığı, bağırsak mukozasını koruduğu, bağırsak mikrofloranın ekolojik dengesini koruduğu gösterilmiştir. Bu makalede, kafa travmalı hastalarda beslenmenin önemi ve enteral beslenmenin tercih edilme nedenleri incelenmektedir.